1)
iktisadi ortamı denetleme: Borç ekonomisinde dalgalanmalar yaratmak
üzere, para piyasalarının dışardan gelen uluslar arası vur-kaç
tefecilerine sonuna dek açılması.
2) Ulusal bunalımlar yaratılması:
Ülkede sık sık iktisadi dalgalanma yaratılarak bunalım aralarının
azaltılması. Ulusal devlet merkezinin elindeki en önemli güç olan para
kaynaklarının, bankaların, devlet şirketlerinin kapatılması, yabancı
şirket egemenliğine geçirilmesi.
3) Merkez devlete güvensizlik
yaratma: Kritik dönemlerde iktisadi bunalım yaratılmasıyla umutsuzluğa
düşürülen yerel sanayicilerle ve üreticilerle konferans, sempozyum adı
altında doğrudan ilişkiye geçilerek, devlet merkezine karşı güvensizlik
aşılanması.
4) işadamlarını örgütleme: Yerel işadamı örgütlerinin ve
ilişki bürolarının kurulması; başına buyruk, devlet denetiminden
giderek uzaklaşan "serbest ekonomi" ve "serbest pazar" düzeninin kabul
ettirilmesi.
5) Yolsuzluk kampanyaları: "Yerinden yönetim"
taleplerini yükselterek, devletin egemenliğinin zayıflatılması,
yolsuzluk olaylarını abartarak topluma aşağılık duygusunun
yerleştirilmesi, halkın çaresizliğe itilmesi.
6) Belediye
hizmetlerinin yabancı şirketlere devredilmesi: Yerel yönetimi
güçlendirme adı altında, toplumsal hizmetlerin "kârlılık" esasına
oturan şirketlere devredilmesi; su, elektrik gibi kentsel işletmelerin
yabancı şirketlere devredilmesi için gerekli düşünsel alt yapının
oluşturulması.
7) Ulusal sanayinin yıkımı: Ulusal iktisadın
çökertilmesi için, ulusal sanayileşmenin ve enerji kaynaklarının yıkıma
uğratılması için toplum ile devlet arasında çatışmayı da içerecek
biçimde çevreci akımların, örgütlerin desteklenmesi ve ulusal
madenciliğin, doğal yakıt üretim kaynakları işletmeciliğinin ulusal
egemenlik alanının dışına çıkarılması.
8) Kamuoyu oluşturucuları
-bizdeki adlandırmalarıyla, aydınlara, yazarlara, bilim adamlarına-
yönelik içerde ve dışarıda, masrafları karşılayarak, konferanslara
çekmek. Katılımcılarla doğrudan ilişki içinde, ilgili ülke hakkında
bilgi almak ve "düşünce" ve "örgütlenme" özgürlüğü başlığı altında
yeniden yapılanma düşüncesini benimsetmektir.
9) Alt örgütler yoksa,
hemen Helsinki Nihai Senedi kapsamında Helsinki Yurttaşlar ve Ortak
Zemin Merkezleri örgütlemek ve koşullar olgunlaştıkça, uzaktan
yönlendirile-bilecek bir ilişkiler ağı altında insan hakları dernekleri
ve benzeri örgütlenmelerin kurulması.
10) Bilimsel ve toplumsal konferansların çoğaltılması. Yerel vakıf ve "think tank" derneklerinin kurulması.
11)
işadamları derneklerinin, sendikaların kurulması, varolanların içine
bilim danışmanlarıyla sızılması. Siyasi partilere eğitim
programlarıyla, particilik dersleriyle yaklaşarak kadroların
yönlendirilmesi, gençliğin "düşünce özgürlüğü" ve "siyasi katılımcılık"
propagandasıyla örgütlenmesi.
12) Yeni propaganda aygıtlarının
(radyo, gazete, dergi, televizyon, video yayını) devreye sokulması.
Bilimsel ve magazinsel içerikli, insan hakları ilkeleri üstüne
sürdürülen yayınların yoğunlaştırılması. insan hakları ihlallerinin
yaratılmasıyla sürecin hızlandırılması.
13) Casuslar yerine yayın
muhabirleriyle yerinden bilgi elde etmek için yaygın bir yayıncı eğitim
programının gerçekleştirilmesi.
14) Gizli ve yarı gizli istihbarat
çalışmalarının azaltılması, buna karşılık medya muhabir ağıyla açık ve
yaygın istihbarat toplanması, olanaklıysa Amerikan televizyonlarının
yerli şubeleriyle yayına geçilmesi, eksik ve yanlış bilgilendirmeyle
kitlelerin yönlendirilmesi, eğitim, konferans, gezi düzenleyerek yerel
medya ile kalıcı bağlar oluşturulması.
15) Yanlış ve eksik
bilgilendirme: Kitlelerin akıl denetimlerini ele geçirmek üzere yoğun
propaganda ve yanlış bilgilendirmeyle tarihsel devlet kurumlarının ve
etnik sürtüşmeleri önleyen geleneksel kurumların yıpratılması,
toplumsal kimliği karıştırmak için tarihsel ve toplumsal gelişim
gerçeklerini tahrif ederek, yeni kimlikli topluluklar yaratılması.
16)
Etnik kışkırtıcılık: Etnik ayrılıkları güçlendirmek üzere kültür
anımsatma programlarına başlanarak yerel toplantılardan uluslar arası
toplantılara adam taşınması, ulusal, bölgesel tarihin bütünleştirici
özelliklerinin azımsanılarak, yerel tarih, yerel kültür araştırması adı
altında en eskiye özlem yaratılması.
17) Kültürel kaynaşmanın
yıkımı: "Çok kültürlülük" propagandasıyla toplumsal ortak kültürün
temellerinin yıkılması. Uluslararası karşı kampanyalar ile ulusal
kurtuluşun simgesi olan anma günlerini ve toplumun tarihten kalma
bağımsızlık ve onur simgesi özelliklerini sözde dostluk adına
silikleştirerek güdülebilir bir topluluğa dönüştürmek. Din kültürünün
parçalanması, geleneksel akışın kesilmesi ve ulusal dayanışmayı
pekiştirici etkisinin yok edilmesi için, "medeniyetler, dinler arası
diyalog" programıyla, Batı'nın dinsel kurumlarının güdümünde
eritilmesi. Böylece azınlık din kurumlarıyla, ulusal egemenliğin
karşısında ortak, dinsel cephe oluşturulması.
18) inanmış örgüt
liderlerinin yetiştirilmesi: Liderlik programlarıyla, güdümlü yeni
dünya düzenine tapınan ultra-liberal önderlerin üretilmesi ve yeni
partiler kurulması, varolanlara yeni liderler yerleştirilmesi; parti
programlarının rejimle hesaplaşmaya yönelik, birer kışkırtma programına
dönüştürülmesi.
19) Silahlı gücün zayıflatılması: iktisadi bunalımı
bahane ederek, toprak bütünlüğünü koruma aracı ulusal ordunun, silah
donanımlarında, komuta kontrol ve iletişim sistemlerinde yenilenme
alımlarının kısıtlanarak, zayıflatılması ve ulusal sınırların
gevşetilmesi.
20) Orduları ulusal savunma kimliğinden koparma:
Güvenlik güçlerinin ulusal yapıların korunmasına yönelik müdahalelerini
önlemek için, profesyonelleştirmek. Devlet egemenliğine sahip çıkmaya
çalışan orduları geriletmek için, kışkırtmalara başvurularak, ordu
yönetimlerinin günlük siyasete çekilmesi, ordu içinde politik tartışma,
ordu ile halk arasında cepheleşme yaratılması.
21) Devlet
yönetiminin kargaşayla ele geçirilmesi: Seçim darbesiyle egemen
devletin ele geçirilmesi. Merkezi direniş olursa, yaygın ve sürekli
kitle gösterileri düzenlenmesi. Bu sürecin hızlandırılması için halkı
ikna edici etnik çatışmaların düzenlenmesi, ölümle sonuçlanan
kışkırtmalarla etnik ya
Mustafa YILDIRIM (Sivil Örümceğin Ağında)